Bu Blogda Ara

Gabriel Garcia Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gabriel Garcia Marquez etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.1.19

GABRİEL GARCİA MARQUEZ KİMDİR?




Belkide tanımakta geç kaldığım bir yazar okunması gereken beş kitabını alıp okumak için sabırsızlanıyorum.Onunla ilk tanışmam 91.yaş gününde google koydu doodle oldu. Kim ki acaba derken bir anda kendimi kitabını almış buldum.Simdi 2019 ilk kitabı olarak bu gün itibariyle okumaya başladım. Gabriel için Büyülü gerçekliğin ustası diyorlar.Şimdi hayatına kısa bir göz atalım ve okunması gereken 5 kitabını listeleyelim.



GABRİEL JOSE DE LA CONCİLİACİON GARCİA MARQUEZ



Gabriel José de la Conciliación García Márquez 1927 yılında Aracataca, Kolombiya’da dünyaya gelmiştir. Tüm Latin Amerika coğrafyasında “Gabo” takmaadıyla bilinir. Yazar; roman, hikaye, oyun ve senaryo yazarlığı yapmıştır.


Kolombiya Ulusal Üniversitesi'nde başladığı hukuk ve gazetecilik öğrenimini yazarlık kariyerine odaklanmak için yarım bırakmıştır. 1940 yılından itibaren uzun yıllar gazetecilik yapmıştır.


Marquez 1952 yılında ilk romanı olan Yaprak Fırtınası’nı yazmıştır. Yazarın, 1961 yılında yayımlanan “Albaya Mektup Yok” adlı romanını, 1962’de “Hanım Ana’nın Cenaze Töreni” romanını takip etmiştir. Marquez, başyapıtı “Yüzyıllık Yalnızlık” adlı kitabını, 1967 yılında Meksika’da yazmıştır. Yazarın “çocukluk yıllarını edebi bir dille geride bırakmak” amacıyla yazdığı kitap, dünya çapında büyük ilgi ile karşılanmıştır ve klasikleşmiş bir eser olmuştur. Kolombiyalı yazar, Yüzyıllık Yalnızlık kitabının bir bölümünden etkilenerek yazmış olduğu diğer öykülerini 1972’de “İyi Kalpli Erendira” isimli kitapta derlemiştir.


Marquez 1972 yılında Neustadt Uluslararası Edebiyat Ödülünü ve 1982 Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır. Edebiyat dünyasında “Büyülü Gerçeklik” akımının öncü yazarları arasında yer almaktadır.


Yazarın 1982 yazdığı ve Yüzyıllık Yalnızlık’tan sonra ülkemizde en çok sevilen eserlerinden biri olan Kırmızı Pazartesi’de ülkemizde töre cinayeti olarak adlandırılan cinayetlere benzer bir öykü anlatmaktadır.


Marquez’in 1985 tarihli romanı “Kolera Günlerinde Aşk”, acı çekmeyi yücelten temasıyla dikkat çekmektedir.


Marquez, edebiyat dünyasındaki başarısını sinema alanında da göstermiştir. Birçok filmin senaryosunu yazan başarılı yazar aynı zamanda oyunculuğuyla da takdir kazanmıştır.


Yazar 14 Nisan 2014 yılında 87 yaşında Meksika’da bulunan evinde vefat etmiştir. Ölümünden sonra Kolombiya Cumhurbaşkanı Juan Manuel Santos , Marquez için “Bugüne kadar yaşamış en büyük Kolombiyalı” sözlerini dile getirmiştir.



ESERLERİ


aprak Fırtınası ( 1995 )

Albaya Mektup Yazan Kimse Yok (1961) (Günümüzde “Albaya Mektup Yok” adıyla Can Yayınları tarafından basılmaktadır.)

Hanım Ağanın Cenaze Töreni ( 1962 )

Şer Saati ( 1962)

Yüz Yıllık Yanlızlık ( 1967 )

Mavi Köpeğin Gözleri ( 1973 )

Başkan Babamızın Sonbaharı ( 1975 )

İyi Kalpli Erendira (1978)

Kırmızı Pazartesi ( 1981 )

Kolera Günlerinde Aşk ( 1985 )

Labirentindeki General (1989 )

Aşk ve Öbür Cinler ( 1994 )

Benim Hüzünlü Orospularım ( 2004 )


OKUNMASI GEREKEN 5 KİTABI


  1. AŞK VE ÖBÜR CİNLER
  2. BAŞKAN BABAMIZIN SON BAHARI
  3. KIRMIZI PAZARTESİ
  4. KOLERA GÜNLERİNDE AŞK
  5. YÜZYILLIK YALNIZLIK




YENİ YILIN İLK KİTABI :) BENİM HÜZÜNLÜ OROSPULARIM

BENİM HÜZÜNLÜ OROSPULARIM


KİTABIN ADI          : Benim Hüzünlü Orospularım
KİTABIN YAZARI       :Gabriel Garcia Marquez
SAYFA SAYISI         :96 sayfa
YAYIN EVİ            :Can Yayınevi


Yeni yılın ilk kitabı konusunu duyunca heyecanlandım.İlginç konulu kitaplar hep ilgimi çekmiştir.Kısa sürede okuyup size kesin bilgilerimi sunacağım....


KISACA KİTABIN KONUSU



Doksan yaşına girmiş bir adamın aşkı tatmasını anlatan kısa bir roman.Doksanıncı yaş gününü kutlayan yaşlı gazeteci o güne kadar parasını vermeden hiçbir kadınla birlikte olmamıştır. 
Aşk denilen kavramdan çok çok uzaktır. Doğum gününde pek fazla vakti kalmadığının bilinciyle kendine bir ödül vermek ister. Fakat Delgadina adını verdiği kızı sadece izlemekle yetinir. Uyanıkken hiç görmez onu, bir kez bile konuşmazlar. O uyurken ona hikaye okur, saçlarını okşar, hayal kurar. Güzelliği ve saflığı karşısında elinden başka hiçbir şey gelmez. 
Zamanla onu yalnızca izlemeye ve kendi hayatında geriye giderek yaşadıklarını hatırlamaya, kendi geçmişiyle ve şimdisiyle çekişmeye başlar. Bu sırada doksan yaşında kendini tanır, o zamana kadar fark etmediği pek çok şeyin farkına varır.
“Her şeyin yerli yerinde olması, her işin zamanında yapılması, her sözün yakışık aldığı gibi söylenmesi gerektiği şeklindeki saplantımın düzenli bir kafaya yaraşır bir ödül olmadığını, tam tersine doğamdaki düzensizliği gizlemek için kendi uydurduğum bir yapmacıklık gösterisi olduğunu keşfetmiştim; cimriliği mi örtbas etmek için cömert gibi göründüğümü, akılsız olduğum halde ihtiyarlık tasladığını, içimde bastırdığım öfkelerime yenik düşmemek için uzlaşıcı olduğumu, sırf başkalarının vaktini ne kadar az umursadığım anlaşılmasın diye dakik davrandığımı anlamıştım.
 En sonunda aşkın ruhsal bir durum değil, bir burç işareti olduğunu keşfettim.”



DİYET KİTABI TAVSİYE :)

Bu gün size okuduğum diyet kitapları hakkında bılgı vermek ıstedım. Hep kilo problemim olduğundan zaman zaman arayışa gırdım. Okumayı seven ...